İçeriğe geç
Trabzon Şehir Bülten
Yeme İçme

Artan yemekleri değerlendirmenin mutfak yöntemleri

Gıda israfının büyük kısmı evlerde yaşanıyor. Saklama, yeniden ısıtma ve dönüştürme konusunda uygulanabilir alışkanlıklar.

Bora Tanyel Güncelleme: 3 dk okuma

Buzdolabının arka raflarında unutulan yarım tencere yemek, kenarı kurumuş peynir parçası, bir tutam kalmış maydanoz. Her mutfakta olan şeyler. Gıda israfının büyük bölümü fabrikalarda ya da marketlerde değil, tam olarak burada, evlerin mutfaklarında gerçekleşir. İyi haber şu ki bunun çözümü fedakârlık değil, birkaç pratik alışkanlık ve biraz mutfak yaratıcılığıdır.

Artan yemek nasıl saklanır

Kalan yemeği tencerenin içinde bırakıp soğumaya terk etmek en yaygın hatadır. Büyük ve derin bir kapta yemek çok yavaş soğur; iç kısmı saatlerce ılık kalır ve bu, bakteri üremesi için ideal aralıktır. Doğrusu, artanı geniş ve sığ kaplara aktarıp hızla soğutmak, ardından buzdolabına koymaktır. İki saati aşan bekleme sürelerinden kaçınmak temel kuraldır.

Kapların üzerine tarih yazmak, gereksiz bir titizlik gibi görünse de israfı en çok azaltan tek uygulamadır. Bir kağıt bant ve kalem yeterlidir. "Ne zaman pişirmiştim acaba" sorusunun cevabı belirsiz olduğunda çoğu insan yemeği doğrudan çöpe atar. Tarih yazıldığında bu belirsizlik ortadan kalkar.

Yerleşim de önemlidir. Yeni koyulan kapları arkaya, eskileri öne almak basit bir sıra düzeni yaratır. Buzdolabının gözle taranabilir olması, kaybolan yemek sayısını azaltır. Şeffaf kaplar bu yüzden renkli ve kapalı olanlardan daha işlevseldir.

Yeniden ısıtmanın kuralları

Bir yemeği tekrar tekrar ısıtıp soğutmak hem lezzeti hem güvenliği düşürür. Bunun yerine, ısıtılacak miktarı ayırıp geri kalanını soğukta bırakmak doğrudur. Isıtma işleminde yemeğin merkezine kadar gerçekten sıcak olması gerekir; kenarları buhar çıkarırken ortası ılık kalan bir tabak yeterince ısınmamış demektir. Mikrodalgada ısıtılan yemeği ortada bir kez karıştırmak bu sorunu büyük ölçüde çözer.

Pilav, makarna ve tahıl bazlı yemekler bu konuda daha hassastır ve pişirildikten sonra hızla soğutulmayı özellikle gerektirir. Bu tür yemekleri oda sıcaklığında uzun süre bırakmamak, mutfakta uyulması gereken en net kurallardan biridir.

Artanı yeni bir yemeğe dönüştürmek

Aynı yemeği aynı biçimde ikinci kez yemek çoğu insan için sıkıcıdır ve israfın gerçek sebebi çoğu zaman budur. Çözüm, artanı olduğu gibi değil dönüştürerek sunmaktır. Kalan haşlanmış patates, kızartılıp bir sabah tabağının parçası olabilir. Artan pilav, sebzelerle karıştırılıp tavada çevrildiğinde bambaşka bir yemeğe dönüşür. Fırında pişmiş tavuk, ertesi gün salatanın içinde ya da bir sandviçin dolgusunda kimliğini değiştirir.

Sebzelerin kullanılmayan parçaları da değerlidir. Havuç ve soğan kabukları, pırasanın yeşil kısmı, kereviz sapları bir poşette biriktirilip dondurucuda saklanabilir. Bir miktar birikince kaynatılıp süzüldüğünde ortaya elde hazır bir sebze suyu çıkar. Bayatlamaya yüz tutmuş ekmek, küp küp doğranıp fırında kurutulduğunda çorbaların ve salataların üzerine giden bir dokuya dönüşür.

Alışverişten başlayan tasarruf

İsrafla mücadele aslında dolapta değil, alışveriş listesinde başlar. Haftalık olarak ne pişirileceğine dair kaba bir plan yapmak, alınan malzemenin kullanılma olasılığını ciddi ölçüde artırır. "Belki lazım olur" diye alınan taze otlar ve sebzeler, çoğunlukla dolabın en dip köşesinde son bulur.

Porsiyon ölçüsünü tanımak da işin bir parçasıdır. Pek çok evde her yemek, gerekenden fazla miktarda pişirilir ve fazlası zaten baştan artmaya mahkûmdur. Bir iki kez ölçerek pişirmek, hanenin gerçek tüketim miktarını netleştirir. Bilinçli olarak fazla pişirilen bir yemek ise sorun değildir; yeter ki artacağı baştan bilinsin ve pişer pişmez bir kısmı porsiyonlanıp kaldırılsın.

Alışverişten önce buzdolabını hızlıca gözden geçirmek de aynı işi görür. Elde olanı bilmeden yapılan alışveriş, aynı ürünün ikinci kez alınmasına yol açar. Dondurucu bu noktada en büyük müttefiktir: fazla gelen ekmek, kullanılmayacak et, artan çorba, hatta doğranmış otlar dondurucuda haftalarca güvenle bekler.

Bu alışkanlıkların tamamı birkaç dakikalık işlerdir ama etkileri birikimlidir. Daha az çöp, daha az alışveriş, daha az "akşam ne pişirsem" telaşı. Mutfağı iyi yöneten kişi, çok yemek pişiren değil, pişirdiğini sonuna kadar değerlendiren kişidir.

Paylaş Facebook X WhatsApp

Yeme İçme